Kitap Yorumu: Fall From India Place | Samantha Young (On Dublin Street, #4)

Kitap adı: Fall From India Place
Yazar: Samantha Young
Yayınevi: NAL
Sayfa: 294



The New York Times bestselling author of On Dublin Street and Down London Road returns with a story about letting go of the past and learning to trust in the future…

When Hannah Nichols last saw Marco D’Alessandro, five long years ago, he broke her heart. The bad boy with a hidden sweet side was the only guy Hannah ever loved—and the only man she’s ever been with. After one intense night of giving into temptation, Marco took off, leaving Scotland and Hannah behind. Shattered by the consequences of their night together, Hannah has never truly moved on.

Leaving Hannah was the biggest mistake of Marco’s life, something he has deeply regretted for years. So when fate reunites them, he refuses to let her go without a fight. Determined to make her his, Marco pursues Hannah, reminding her of all the reasons they’re meant to be together.…

But just when Marco thinks they’re committed to a future together, Hannah makes a discovery that unearths the secret pain she’s been hiding from him, a secret that could tear them apart before they have a real chance to start over again…




Fall From India Place benim beklediğim bir kitaptı. İmkanlarım el veremediği için bir süre bitirdiğim gibi yorumunu yazamadım, yoksa çok çok önce güzel bir yorum çıkarmış olurdum. Şimdi üstünden biraz zaman geçtiği için biraz eksik bir yorum olabilir, baştan söyleyeyim.

İlk kitap Braden ve Jocelyn'in hikayesiydi, aynı zamanda Adam ve Ellie hikayesinin de ana hatlarını öğrenmiştik. İkinci kitap Jo ve Cam kitabıydı, üçüncüde ise Lizzie ile Nathan'ın hikayesini okuduk. Biraz etraftaki karakterleri gezdik, bu arada Hannah büyüdü ve kitabı olma şerefine erişti.

Hannah; Braden ve Ellie'nin kitap kurdu küçük kız kardeşleriydi hatırlarsanız. Bu kitapta ise 21 yaşlarına gelmiş, hatta yıllar önce aşk acısı bile çekmiş. Marco'yu unutmayı tam başarmışken bulduğu bir fotoğraf onu eski günlere götürüyor bir anda. Bir de gittiği düğünde dan diye Marco ile karşılaşmıyor mu? Tabi Marco da yıllarca onu unutamamış ama Hannah her ne kadar onunla olmak istese de terk edilmekten çok korktuğu için Marco'ya yanaşmak istemiyor haliyle. Ayrıca her ikisinin de birbirlerine söylemesi gereken büyük şeyler var daha. Özellikle Hannah'nın salaklığı çifti uğraştıracak bu sefer, genelde hödük erkektir ama bu kitapta değil.

Dublin Caddesi hala serinin en güzel kitabı orası kesin. Bradeeen diye bağrışınızı duyar gibiyim :P İkinci ve üçüncü kitap nispeten daha uzak karakterleri anlattığı için bence yanaşamadı ilk kitaba ama Hannah da öyle ahım şahım değil. Tabi yine de seriyi sevenlere - mesela ben gibi - güzel bir dönüş ve deeee güzel bir aile saadeti sunuyor. Ne demek istiyorum? Önceki kitaplarımızda tanıdığımız tüm çiftlerin en az iki çocukları var! Sürekli kim kimin çocuğuydu ben karıştırdım. Öyle herkesi çocuklarla görmek de bir garip geliyor en başta, orası kesin. Keşke biraz daha öncesini görebilseydik, ben hala Braden ile Joss'un ilk çocuklarına novella gelmesi gerektiğini düşünüyorum ama öyle bir icraat yok -_-

Neyse efendim, seri bitti mi diye soracak olursanız cevabımız tabi ki hayır. Hafızanızı yoklarsanız birinin daha kitabı olması gerek diye düşünebilirsiniz. Evet, Nathan. Bu arkadaşımız da çocukluktan çıkıp serpildiği için bir kitabı hak ediyor. Ben tabi ki o kitabı da çıktığı gibi okumayı düşünüyorum :)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

About