Kitap Yorumu: Soldan İkinci Mezar | Darynda Jones (Charley Davidson, #2)

Orijinal adı: Second Grave On The Left
Yazar: Darynda Jones
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa: 332


Yarı zamanlı dedektif tam zamanlı ölüm meleği Charley Davidson yine işbaşında...
İyilerin kahramanı kötülerin korkulu rüyası… Yarı zamanlı dedektif tam zamanlı ölüm meleği Charley Davidson yine işbaşında...
Charley bu kez ardında şifreli bir mesaj bırakarak ortadan kaybolan Cookienin arkadaşı Mimiyi bulmaya çalışıyor. Miminin arkadaşları art arda ölüyor; izler Charleyyi ünlü bir politikacıya götürüyor.
Charleynin gizemli âşığı Reyes ise ortalarda yok. Charley onu en son yoğun bakım ünitesinde bırakmıştı. Ama Reyes oradan kaçtı ve insan bedenini artık Charleyye göstermiyor. Çünkü iblisler onu kullanarak Charleyye de ulaşabilir, yani cennete giden yolu bulabilirler, ki bu dünyanın sonu olur.
Başı beladan bir türlü kurtulmayan Charley her şeye rağmen hâlâ eğlenceli...
Ve hâlâ Reyesa âşık...



Niye bu kadar beklemişim ikinciyi okumak için anlayamadım, çünkü bu kitap acayip iyiydi. Öncelikle çok özlemişim: Hem Charley'nin yorumlarını hem de Reyes'in kendisini... Bir erkek karakter bu kadar çekici olabilir yani kitapta. İlk kitabı nerede bırakmıştım tam hatırlayamasam da bir anda adapte oldum zaten buna. Reyes'in kayıp vücudunu bulmaya kararlı Charley, ölümlerini araştırdığı hayaletler, bulması gereken kayıp kişiler ile heyecanlı bir kitaptı da. Reyes'in Charley'e yaptığı ziyaretler yeterince salya akıtmamıza neden oldu zaten. Reyes'in şeytanın oğlu olduğunu ilk kitap öğrenmiştik, bu sefer de ölümünün nelere yol açacağını öğreniyoruz. Charley sonunda vücudunu kurtarıp Reyes'i de vücuduna bağlıyor ama Reyes'i öfkeden köpürttüğü için onu ne zaman görebilecek belli değil.

Cookie'nin arkadaşı Mimi'nin kaybolması da elindeki diğer vakaydı. Mimi'nin sınıf arkadaşlarının tek tek ölmesi üzerine Charley lisede başlarından ne geçtiğini merak ediyor ve burnunu sokup araştırmaya başlıyor. Babasının peşine düşen katille de boğuşuyor, kendilerini FBI ajanı olarak tanıştıranlarla da. Reyes yardıma geliyor tabi ama bundan sonraki olaylarda vücudundan çıkamayacağı için Charley ne yapacak bilemiyorum.

Kitap bol bol güldürdü beni. Bazı yerler var, kenara not aldım; onlar size biraz ipucu verebilir:

Kahretsin. İşkenceden nefret ederdim. Çok işkenceli olurdu.

Karanlık bir lorda bir şeyler kurban edilen ritüellere karışmadıysa ya da hayatının bir noktasında Amway temsilcisi olmadıysa masum insanları öldürmek için bir nedeni olamazdı.

Amcam kararlı adımlarla bize doğru yürüyordu. Bir misyonu vardı. Ya da hemoroiti. Veya her ikisi birden.

Biri banyo kapısını tıklattı."Charley, tatlım?"
"Evet, Ubie, canım?"
"Uyanık mısın?"
Amcam çok komikti. Sırtımdaki sabunu durularken, "Hayır" dedim.

Olayın özü; siz hala bu seriye başlamadıysanız çok şey kaçırmışsınız demek. Bu tip romanlar arasında favorilerimden biri budur. Seriye devam etsem mi yoksa bizde yayınlanmasını beklesem, ayrı bir çelişki içindeyim ayrıca. Türkçe okumanın çok güzel bir zevki vardı, çeviri de şahaneydi bu arada söylemem gerek. Kitaba BAYILDIM!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

About