Kitap Yorumu: Gece Geçen Gemiler | Beatrice Harraden

Orijinal adı: Ships that Pass in the Night
Yazar: Beatrice Harraden
Yayınevi: Altınbilek
Sayfa: 158



Zihninizin derinliklerinde biriken umutsuzluğu, bir yaşama amacına nasıl dönüştürürsünüz?
Bernardine. Yüreğine savrulan gözyaşlarının boğuculuğuna direnen Bernardine. Umudunu, yaşama dair her şeyini savaşa kurban edecek olan ve yaşam savaşına, tepesinden cennete baktığı bir hastanenin bahçesinde, karanlık koridorlarında, müşahede odalarında devam edecek olan Bernardine. Tepeden gördüğü körfeze gelen gemilerde umudunu, yaşamının geri kalanını bulmayı ümitle bekleyen, bekledikçe içinde büyüyen hastalığın, kurtuluşunun tek yolu olduğunu bilen Bernardine. Bernardine sizi duygular arasında bir serüvene ve umudun gücünü hissetmeye davet ediyor. Bu kitabı asla unutmayacaksınız…

"Kalbinizi esir alacak sıra dışı bir aşk hikâyesi..."
-Boston Globe-

"Okurken, yanınızda sarılacağınız biri olmasını arzu edeceğiniz kadar gerçek bir dram; derin bir aşkın tanığı olamaya hazır mısınız?"
-Melissa McMagreth - The Shire Magazine-

"Ruh, pişmanlığın farkına vardığında ne olur?.. Yaşamınbu denli büyük bir umutsuzlukla sınanmasından doğan bir büyü var bu kitapta… Ve büyücü bize hep aynı şeyi fısıldıyor: Umudunuza sahip çıkın."
-Roth Camnridge - London Reviewer of Literature-

İki umutsuz karakterin birbirlerinde umudu ve aşkı bulduğu ama sonunda planladıkları o kadar anıyı yaşayamamalarını anlatan bir kitap... Hasta olduklarından dolayı doktor önerisiyle Alpler'de özel bir otelde tanışan iki kayıp ruh Bernardine ve Huysuz Adam. Huysuz Adam'ın bir ismi var: Robert Allitsen. Ama yıllardır o otelde olmasına rağmen kimseyi hayatına sokmayan bencil bir kişiliğe sahip olması ona bu ismi getirmiş. Kendi de farkında ve gerçekten huysuz bir adam.

Bernardine ise hayatı boyunca sevgiyi hissetmemiş, sevilmeyeceğinden değil; öyle bir duyguya sahip olamadığından. Kendini sadece çalışmaya vermiş, insanların diğer meziyetlerini anlayamamış biri Beatrice. Ama kendi eksikliklerini fark edip pişman olması Kurhaus otelinde, bu garip huysuz arkadaşı sayesinde gerçekleşiyor. İşin garibi bu Huysuz Adam'ın da Beatrice'e o derece huysuzluk edesi gelmiyor, onunla dolaşıyor, eski fotoğraf makinesini bile veriyor, uzun uzun konuşuyor.

Kitabın acı kısmı ise sonu kesinlikle. Beatrice iyileşip otelden ayrılıyor ve ikisi de düştükleri umutsuz hale anlam veremiyorlar. Ama tam birleştiler sandığınızda ise... İşte burası canınızı çok acıtıyor, kime ne oluyor söylemeyeceğim tabi. Ondan önce gözlerinizi doldurabilecek derecede yoğun bir mektup yazıp yollayamıyor Robert. Aşağıdaki kısımdan ne derece duygusal olduğunu anlayabilirsiniz:

"Seni küçük şey, seni tatlı küçük şey… Seni asla sevmek istemedim. Şu ana kadar kimseyi sevmedim, kimseye yaklaşmadım. Tüm hayatım boyunca yalnız yaşadım, çünkü ben daha genç bir adamım. Zaman zaman kendime söylerdim: Ona aşık olmayacağım. Bu benim için hiç iyi olmaz, onun için de. Ve sağlığım bu haldeyken evliliği, kendime bir aile kurmayı düşünmeye ne hakkım var? Tabi ki böyle bir şey mümkün değil. Ve ben de düşündüm ki kaderine mahkum edilmiş, hayatın güzelliklerinden koparılmış bir adam olmam sırrımı kendime gömerek seni bu halimle sevemeyeceğim anlamına gelmez; ta ki bu aşk gittikçe içimde büyüyene kadar, çünkü o benim sırrımdı. Buna da bir açıklama getirdim: Seni seviyor olmam, sana zarar veremez. Kimse sevildiği için daha kötü biri olmaz. Böylece ben de yavaş yavaş bu lükse teslim oldum ve bir zamanlar kupkuru olan kalbim yeniden çiçek açmaya başladı. Evet küçük şey, sana kalbimin çiçeklere gömüldüğünü söylediğimde gülümseyeceksin."

Bitirdikten sonra aklımda canlanan sahne ise şuydu: Robert peynir kabıyla ilgilenip fotoğraf makinesiyle oynarken, Beatrice de yanında kitabını yazıyor; birbirlerine saklı gülümsemeler atıyorlar... Ben yapım gereği romantik bir insanım, kitabın sonu koydu valla. Ama nedense bu çifti böyle düşünmeye devam edeceğim.

"Bu sefer daha güçlü yapacağız," deriz kendi kendimize.
Böylece bir kez daha başlarız.
Çok sabırlı oluruz.
Ve bu sırada da yıllar gelir, geçer. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

About