Sins & Needles

Yazar: Karina Halle
Yayınevi: Metal Blonde Books
438 sayfa
Türkçe çevirisi yok.

Ellie Watt is used to starting over. The daughter of a grifting team, Ellie spent her childhood being used as a pawn in her parents' latest scam. Now she’s much older, wiser and ready to give her con artist life a rest. But returning to the dry desert town of Palm Valley, California means one more temptation than she bargained for – Camden McQueen. Once known as the high school weirdo, Camden is bigger and badder than the boy he used to be and a talented tattoo artist with his own thriving business. Ellie’s counting on Camden still being in love with her but what she’s not counting on is how easily unrequited love can turn into obsession over time. When Camden discovers Ellie’s plan to con him, he makes her a deal she doesn’t dare refuse, but her freedom comes with a price and it’s one that takes both Ellie and Camden down a dangerous road.

Sins & Needles kapağını gördüğümde bunu okumalıyım dediğim bir kitaptı. Böyle seksi, adamın hasından bir dövmeci ve umutsuzca ona doğru çekilen bir kız hayal etmiştim konuyu okumadan, ama bir hayli yanıldım. Bu kitapta masum yok denebilir.

Ellie hayatını insanları dolandırıp kimlik değiştirerek geçiren bir kız. Ailesi de aynı onun gibiydi, ailecek soyguna çıkıyorlardı bir zamanlar. Ama bir gece plan ters tepti ve onda büyük bir iz bırakacak şekilde bitti olaylar. Ailesi bunun üzerine kızlarını dayısının yanına gönderdiler ve kendileri devam ettiler. Dayısıyla yaşamaya karar vermişken o lanet lise zamanı geldi bir de. Okulda alay etmeler, laf sokmalar sürekliydi. Bir de aynı onun gibi garipsenen, durmadan alay edilen, şerifin oğlu ve de tam bir goth olan Camden var tabi. Bu iki arıza birbirlerini hemen çekseler de aralarında da bir hayli büyük ve acılı şeyler de geçiyor.

Ellie 19'unda terk ettiği kasabaya 26'sında geri dönüyor ve kaderin garip bir oyunu ile Camden'a rastlıyor. Camden'ı en başta tanıyamıyor, çünkü lisedeki o ezik görünen ama bir o kadar da zeki kişi bir boy pos atmış, kas yapmış ve de acaip seksi bir görünüme bürünmüş. Her ne kadar ondan bir hayli etkilense de içindeki asıl Ellie onunla takılırken dahi onu soyma planları yapıyor. Beni en çok deli eden şey de buydu, araları iyi olsa da çocuğu soymaya kalkışması yani. Ama tam soygun ortasında öyle bir faka basıyor ki kırk yıl geçse böyle bir şey yaşayacağına inanmaz. Camden lisedeki tüm hıncını ondan tam o sırada çıkarmaya karar veriyor ve ben de nasıl yani demeden duramıyorum. Ayrıca Camden'ın başı da belaya gireceğinden ve de Ellie'nin geçmişinden gelen ultra suçlu bir arkadaştan dolayı kitap buradan sonra kovalamacalarla geçiyor.

Peki Camden öfkesi geçmiyor mu? Geçiyor tabi. Asıl öfkesinin nedeninin liseden beri Ellie'yi unutamamasından kaynaklandığını okuyunca içiniz ısınıveriyor. Eh Ellie de ne kadar dayansa da kayıtsız kalamıyor zaten. Yine de bu tip kitaplarda sert ve güçlü karakterleri sevdiğimden Camden'da hala bir çeşit eziklik olması kitabın puanının kırdırıyor bana. Güzel bir kitaptı, hele öyle bir yerde bitti ki tırnakları yememek elde değil. Artık önümüzdeki kitaplara bakacağız.




Yorum Gönder

0 Yorumlar