Kitap Yorumu: Meleklerin Kanı | Nalini Singh (Guild Hunter, #1)

Orijinal adı: Angel's Blood
Yazarı: Nalini Singh
Yayınevi: Artemis
Sayfa: 476





New York Times çok satarı yazar Nalini Singh, meleklerin vampirlere hükmettiği, kana susamış yaratıklarla dolu ama bir o kadar da baş döndürücü bir dünyanın kapılarını aralıyor Ölmeden önce göreceğiniz son şey, onun gözleri olacak...

Vampir avcısı Elena Deveraux, işinde en iyisi olduğunu biliyordu. Ancak yeni görevi için doğru kişi olup olmadığından emin değildi. Üstelik öldürücü bir güzelliğe sahip ve hiçbir ölümlünün kızdırmak istemeyeceği Başmelek Raphael tarafından görevlendirilmişti. Elenanın başarısızlık gibi bir seçeneği yoktu. Görevi imkansız olsa bile. Bu kez peşine düştüğü kişi, yoldan çıkmış bir vampir değil, yoldan çıkmış bir başmelekti. Elena, kendini daha önce benzeri görülmemiş bir cinayetler zincirinin tam ortasında bulacak ve tutkunun tehlikeli uçurumlarına doğru çekilecekti. Bu av onun sonunu getirmese bile, Raphaelin baştan çıkarıcı dokunuşlarına kendini teslim etmesi, Elenanın hayatının en büyük hatası olabilirdi. Çünkü başmelekler, ölümlü oyuncaklarıyla oynarken onları fark etmeden kırabilirdi.

Lonca Avcısı Elena'nın başından geçenlerin anlatıldığı çok satan ve de çok sevilen bir seri nihayet bize de ulaştı. Her ne kadar yayınevi bu kitabı çıkarmak için bizi çok bekletmiş olsa da, kabulümüz.

Elena Deveraux, melek efendilerinden kaçan vampirleri avlamakla görevli doğuştan bir avcı. Bir gün baş melek Rafael tarafından farklı bir iş için tutulduğunda işler karışıyor. Elena'dan başka bir baş meleğin izini sürmesini istiyor. Bu baş melek ise kafayı bozmuş, kan içmeye ve öldürmeye can atan bir şeye dönüşmüş. Rafael her ne kadar Elena'nın emirlerini sorgulamasını, ona kafa tutmasını başlarda kabul edilemez bulsa da zaman geçtikçe bu küçük şeylerden hoşlandığını fark ediyor.

İşin ilginç yanı zaman geçtikçe Rafael'in de insana dönüşmesi. Daha geç iyileşmesi, daha çok insancıl düşünmesi onu da çok şaşırtıyor. Aslında etrafından gelen Elena'yı yok etme düşünceleri de var, zayıflık olarak görülen Elena'nın ölümünü zaten birçok kişi daha istiyor ama Rafael bu karara bir türlü hoş bakamıyor.

Eğer kitabı okumayı düşünüyorsanız bu paragrafı atlayın. Elena da zamanlarını Rafael ile geçirmeye başladıkça ondan aşırı derecede etkilendiğini fark ediyor, zaten bir yerde de ikisi için ipler kopuyor. Sonrasında katil baş melek Uram'ın peşine düştükleri koşuşturmaca bir hayli ölümcül bir biçimde sonlanıyor. Her ikisi de ölümcül yaralar alıyor, Elena tam anlamıyla ölümün kıyısına gelmişken Rafael onun ölmesine izin veremeyeceğini anlıyor ve sadece mitolojide geçen bir yöntemle Elena'yı dönüştürüyor. Elena tam bir yıllık bir komaya giriyor ve en sonunda gözlerini açtığında sırtında fazladan ağırlıklar var, siz anlayın gerisini.

Kitap bir hayli akıcı. Karakterlerdeki ilişkiler de, Elena'nın sert kadınlığı, Rafael'in değişimi ve kurgudaki kötü karakter sizi kitap boyunca uyanık tutuyor. Kitap sonraki maceranın ne olacağını çıtlatarak bitiyor. Sanırım bu sefer de kafayı tamamiyle sıyırmakta olan en kadim baş melek ile uğraşılacak. Kadın, ölüleri mezarlarından kaldırıp ordu oluşturmaya başlamış. Sonraki kitapta da dolu dolu bir aksiyon ile iki ana kahramanın ilişkilerin doluluğunu yaşayacağımızı ümit ediyorum.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

About