Kitap Yorumu ve Seri İnceleme #3: Rosemary Beach | Abbi Glines



Seri inceleme yazılarıma devam ediyorum. Açıkçası Rosemary Beach kitaplarına toplu yazmak şart bence, çünkü herkes her kitapta var. Bir de bir sürü kitabı var şimdi, yazar da yazmaya devam ediyor, dehşet olaylar, aşklar, dramalar vs. ile geçiyor zaten; yani kısacası genel bir yazı çok daha iyi. Ama genel olduğu için de spoiler yeme ihtimaliniz yüksek.


Rosemary Beach şu an üç ana seriye bölünebilir bir mega seri. Aslında her şey Fallen Too Far ile başladı. Rush ve Blaire'in hikayesine bayıldık, dramalarına katlandık, devam kitaplarını dört gözle bekledik. Aslında sonra ne oldu da bu kadar uzadı anlayamadık :P Rush ve Blaire güzel bir çift, güzel bir hikaye de anlatılıyor. Adeta bir Yalan Rüzgarı havasına "yok artık" diyebilecek raddede geçiyor kitaplar. Never Too Far ve Forever Too Far ile aslında seriyi tamamladık ama sonra yazar Rush Too Far ile bir de Rush'ın ağzından anlattı ilk kitabı. Bu son söylediğimi okumadım, çünkü o kadar kitaptan sonra bir daha başa dönemedim. O kadar kitap da Perfection ve Chance kitapları yani. Kısacası çok çok sonra geldi, gelmeyebilirdi. Peki Rush ve Blaire'in hikayesi nasıl?

Blaire annesinin ölümünden sonra görüşmediği babasının yanına taşınmak zorunda kalıyor. Aslında babası onları terk ettikten sonra çok zor zamanlar geçirmiş annesiyle, o yüzden de babasına bir hayli sinirli. Babasının evlendiği kadının ise iki çocuğu var: Rush ve Nan. Rush tam bir züppe, her gece farklı bir kızla takılan, sülalesi rahat bir çocuk. Blaire'e de aslında bir hayli sinirli ama nedenini hemen öğrenemiyorsunuz. Nan ise biç karakterlerin önde gideni, sopayla dövülesi, saçı başı yolunası, kafası duvara sürtülesi biri açıkçası. Serinin her kitabında sorun çıkarıyor anlayın artık. Kendince sorunları olan bu karakterin babası aynı zamanda Blaire'in de babası. Ama Blaire ile Rush'ın bir bağlantısı yok. Aslında Nan'in ebeveynlerinde de bir karışıklık çıkacak sonrasında. (Baştan söylemek gerek sanırım, bu seride herkes üvey kardeş. Aşağıda açıklayacağım.)


Okumamın üzerinden çok zaman geçtiği için detayları hatırlayamıyorum ama kandırıldığını öğrenen Blaire evden çekip gidiyor. Rush'ın aslında sandığı biri olmadığını düşünüp kaçan Blaire'i yana yakıla arayan Rush oluyor. Aslında ikilinin hayatı çok önemli bir gelişmeye değişiyor, spoiler geliyoooor, Blaire hamile. Son kitapta doğuruyor ve "yaaaa yerim" ifadesiyle karakterlerin değişimlerini okuyorsunuz. Too Far için bu kadar bilgi yeterli. Bence serinin en güzel çifti, onu da söyleyeyim.

İkinci serimiz Perfection adı altında, çiftimiz de Woods ile Della. Woods şehir kulübünün sahibinin oğlu ve Rush'ın iyi bir arkadaşı. Della da benzinlikte tanıştığı bir kız. Yeni bir hayata başlamaya kararlı olan Della, Woods'un sahip olduğu kulüp restoranında işe başlıyor ama tahmin edersiniz ki birbirlerini görmezden gelemiyorlar. Bu serideki drama ise Woods'un babasının kızı istememesi. Kendi standartlarına göre etkili bir aileden gelen bir kızla arasını yapmak isteyen gıcık baba serinin ilk kitabının sonunda ölüyor ve beklemediği bir sorumluluk Woods'un omuzlarında kalıyor. Hatta bu pis baba Della'yı kasabadan attıracak kadar ileri gidiyor. Serinin iki kitabı var: Twisted Perfection ve Simple Perfection. Sıralama olarak Twisted Perfection, Forever Too Far'dan önce çıkıyor aslında. Bu seride ilk kitaplardan beri tanıdığımız bir karakterin de kaybını yaşıyoruz ve göğsümüze taş oturuyor adeta. 

Üçüncü serimiz Rush'ın kan bağı olmayan kardeşi Grant'in hikayesi. Kızımız Harlow ise Nan'in üvey kardeşi. Evet burada bir wtf? dediğinizi duyar gibi oldum. Size çizdiğim şemanın belki bir yardımı olur çünkü herkes birinin annesi ya da babasıyla evlenip durmuş. 


Evet şemayı oturup dikkatlice izlemek gerekiyor bir süre. Sonra da her şeyin Nan ile ilgili olduğunu görüyorsunuz tabi ki :P Rush'ın babası Dean Finlay bir rock grubunda. Aynı grupta bir de Kiro var. İşte Kiro zamanında Emily isimli bir kıza delice aşık olmuş  ve kızları Harlow doğmuş. Harlow doğuştan kalp problemi olan bir kız. Grant ise Rush'un hem yakın arkadaşı hem de kardeşi diyebiliriz. Ayrıca Grant'in bir de biç kardeş Nan ile ilişkisi vardı geçmişte ki bu yüzden onu kınım kınım kınıyoruz. Nihayet Nan yine kendini gösteriyor ve aralarındaki şey tamamen bitince gözleri Harlow'a dönüyor. Harlow melek kardeşken Nan şeytan kardeş diyebiliriz. Harlow'un bu masumluğuna ve güzelliğine vurulan Grant için Harlow'u elde etmek zor oluyor. Sevdiklerini kaybetme fobisi olduğu için de Harlow'un hasta olduğunu çok sonra öğrenmek onda tam bir şok etkisi gösteriyor ve büyük öküzlük ediyor Harlow'a. Ama burada bir nevi tarih tekerrür ediyor çünkü Harlow da hamile. Ama kalbi sorunlu olduğu için bu hamilelik Harlow'u öldürebilir. Grant'in tek yapabileceği ise böyle olmaması için sürekli dua etmesi ve tetikte olması. Bu serinin de iki kitabı var: Take a Chance ve One More Chance. 

Şemada Jace, Tripp, Bethy üçgeni var bir de kenarda fark ettiyseniz. Bethy ve Jace, Too Far serisinden beri çift ama işte bu ilişkinin sonu çok acı. Tripp ise Bethy'nin yıllar önce bir şeyler yaşadığı kaçak kuzen. Aralarında ne olmuş hala bilmiyoruz ama kitapları yakında - Aralık ayında - gelecek ve biz de öğreneceğiz. Şu an fark ettim ki serinin 9. kitabı olacak olan You Were Mine bu çiftin tek kitabı değilmiş. Arkasından gelecek olan When I'm Gone ile de ikilenip bitecek anlaşılan. Nedense tek kitapta kalamıyor yazar. When I'm Gone kitabının Mase'in hikayesi olduğunu sanıyordum ama değilmiş. Ona da yazar zaten sorun yok, seriden kesinlikle ayrılamıyor. Mase ise Harlow ve Nan'in üvey kardeşi. Annesi ve üvey babası ile çiftlikte hayatını sürdürüyor. Harlow'u çok seviyor ve ona bir şey olmasından ölesiye korkuyor Chance serisinde. 


Seride bir de 10.5 novellası var: Kiro's Emily. Yani geçmişe dönüp Kiro'nun bu Emily'i neden bu kadar çok sevdiğini anlayacağız ve de okurken kesin ağlayacağız. Rosemary Beach yandan ve eskiden gelen hikayelerle uzun süre devam edecek gibi. Mase'in bir kuzeni daha var sanırım ona da yazar bir kitap. Asıl bomba ise uzun süre bizi deli eden Nan'in iyileşme belirtileri göstermesi One More Chance kitabında. Korkarak belirtiyorum ki ona da kitap gelebilir (-_-)

Anlayacağınız seri BİR SÜRÜ hikayeden oluşuyor ve bir bu kadarına daha gebe. Artık tamamlanması kaç yılı bulur bilemiyorum ama ben çıktıkça okumaya kararlıyım. Bu kadar yol gelmişim az mı yani? Siz de bu seriye dalmayı düşünüyorsanız bir daha düşünebilirsiniz, malum her şey karışık. Bir başka seri incelemesinde görüşmek üzere. 

PS: Bu arada Rosemary Beach gerçek bir mekan. Florida'da bulunan bu yerin resimlerine bakabilirsiniz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

About