25. ÜKG Blog Turu: Bela | Sally Green


Tüm dünyada uzun süredir merakla beklenen bir kitaptı Bela. Hal böyle olunca blog turumuzun onur üyesi oldu.

Tur Takvimi

26.05 | Romancekolik - Tanıtım Videosu & Ön Okuma
26.05 | Zimlicious - Yorum
27.05 | Kitap Esintisi - Yorum
28.05 | Yorumbaz - Yorum
28.05 | Kitap Hayvanı'nın Günlüğü - Yorum
29.05 | Sevgili Kitap - Yorum & Okuyucu Testi
29.05 | Kitab-ı Sevda - Yorum






Sen bir cadısın, yarı Ak, yarı Kara. Okuyamıyor, yazamıyorsun ama iyileşiyorsun hızla. Karanlık çökünce kapalı bir yerde kalırsan hasta oluyorsun. Annalise'e çok âşıksın ama Ak Cadılardan nefret ediyorsun. On dört yaşından beri bir kafesin içinde tutsaksın. Kaçmalı ve o korkunç, katil babanı bulmalısın. Bunu başarmalısın, on yedinci yaş gününden önce hem de. Çünkü sen yok edilmesi gereken bir Bela'sın.

"Karanlık ve tüyler ürperticibir hikaye, unutulmaz bir anakarakter."
-Publishers Weekly-

"İyiyle kötünün sınırlarını zorlayan,korkutucu ve çarpıcı bir kitap. Nathan'ınhayatta kalma savaşı incecik bir ipin ucunda -üstelik bu daha başlangıç."
-Booklist-

"Fazlasıyla iyi ve tehlikeli bir şekilde bağımlılık yapıcı."
-Time-

Konusundan anlaşılacağı gibi kitapta iki tür cadı var. Ak cadılar toplumun iyileri, kara cadılar ise toplumun kötüleri olarak tanıtılsa da, tüm kara cadıları yok etmeyi kendilerine görev bile ak cadıların da masum olduklarını söyleyemeyiz bence.

Kitabın asıl karakteri Nathan melez. Annes ibir ak cadı, babası ise tarihin en güçlü kara cadılarından biri. Bu yüzden de toplum ondan nispeten korkuyor. Diğer ak cadılar çocuklarının onunla görüşmesini istemiyor. Evde üvey kardeşleri ve büyük annesiyle yaşıyor. Yani ev halkı komple ak cadı ama bu onların Nathan'ı dışlamalarına sebep olmuyor. Tabi istisnai olarak abla Jessica var, o Nathan'dan inanılmaz derecede nefret ediyor. Zaten sonra kara cadı avlamak için avcı grubuna katılıyor.



Annalise isimli güzel bir kıza içten içe vuruluyor. Annalise köklü bir ak cadı ailesinden geldiği için Nathan'ın başına kızın aile üyeleri yüzünden bir sürü şey geliyor hatta. Ama tıpkı annesinin kara büyücüye tutulması gibi Annalise'in de ona karşı bir şeyler hissettiğine emin oluyoruz ama malesef bu ilişkinin nereye gittiğini göremiyoruz, çünkü Nathan evinden alınıp zorla kafese konuyor.


Günler boyunca kafesinden kaçma planları yapan Nathan, kaçma teşebbüslerinde başarılı olamıyor, çünkü gözetmeni çok güçlü. Uzun bir süre boyunca hayatı sabit bir ritim tutturmuş olsa da dengeler yine değişiyor ve onu kafesten alıp ak cadıların meclisine götürüyorlar. Ve nihayet kendinden bu kadar korksalar da neden onu öldürmediklerini anlıyor: Onu bir silah olarak kullanıp babasını ele geçirmeye çalışacaklar. Nathan tabi ölse babasına onu yapmaz, ama anlamıyorlar.


Bütün olay meclisten kaçıp bulmaya çalıştığı garip bir kara cadının yardımıyla değişiyor, kurguya eklenen yeni karakterler ve yeni olay zinciri kitabı sonlarına doğru daha da çekici yapıyor bence. Evet Annalise var tabi ama bence ondan çok daha önemli şeyler yaşanıyor. Mesela baba ile tanışma...

Kesinlikle bir üçlemenin başlangıcı olarak bir hayli umut vaat ediyor Bela. İlk kitabın ardından gelecek kitaplar da bence bu derece heyecanlı olacak. Daha yayınlanmadan film hakları da alındığı için bu kurguyu beyaz perdede görme olasılığımız da bir hayli yüksek. Nathan'ın yaşadıkları, ilişkileri, istekleri ve korkuları hikayenin aklınızdan çıkmayacak kısımları. Kimsenin istemediği ama peşinden de ayrılmadıkları bu melez cadı Nathan bakalım sizi çekecek mi?





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

About