Yorum: Yanmış Kurban (Anita Blake, #7)


Orijinal adı: Burnt Offerings
Yazarı: Laurell K. Hamilton
Artemis
540 sayfa

İyi kızlar evlenmeden önce seks yapmazlar, özellikle de ölümsüzlerle. Ben yapıyorum. Ve yazık ki haklısınız... Canavarlarla yatan kimseye güvenemezsiniz."
Anita Blake
Vampir Avcısı Serisi'nin bu bölümünde Anita elinde bir silahla şunu düşünüyor. Soru sormak güzeldir. Tabii cevaplarını biliyorsan... Cevabı seni şaşırtan sorularsa aptal görünmene sebep olur.
Anita kurtadamları aynı zamanda medyum olan bir kundakçıdan korumaya çalışıyor. Oysa kurtadamların başı olan Richard'la kısa bir süre önce ayrıldılar. Sonra birden Jean-Claude arıyor. Jean-Claude kim mi? Tabii ki Anita'nın kan emici sevgilisi. Aramasının sebebiyse ancak birlikte karşı koyabilecekleri bir tehlikenin söz konusu olması. Anita, aynı anda iki sevgilisini de idare edebilecek mi? Hadi idare etti diyelim, iki tehlikeyi de atlatabilecek mi?
"Büyülendim Klasik vampir romanlarından farklı, korkudan titretirken eğlendirebiliyor. Andre Norton
"Sert. sivri, doğaüstü bu gerilim okuyucuları büyülemeyi başarıyor Locus

Bu kitap serideki rahatsızlığımı en üst düzeye çıkartıp seriye ara vermeme neden olan ögeler barındırıyordu. Ne mi mesela? Mesela Anita’nın süper güç gibi bir şeye dönüşmesi ve vampir konseyini bile dize getirmesi.
Şimdi bu vatandaş ilk kitaplarda sadece bir animatördü, sonra nekromensır olduğunu öğrendik (buraya kadar bir sorun yok), sonlara doğru kurt sürüsünün lupa’sı oldu, yani alfadan sonra kararlardaki en etkili işi, sonra da leoparlarrın garip isimli bir şeyi oldu; hatırlayamadım adını ama leoparlar ona bağlandı diyebilirim. Anita onlara gidin kendinizi camdan atın derse atarlar hani o derece. Ayrıca üç tane vampir izi de var, bir nevi JC’nin “özgür iradeli” insan hizmetkarı ve de sevgilisi ve bu sayedehızlı iyileşiyor, etki altına alınamıyor felan… Kız resmen dişi terminatör olmak üzere, çünkü öldürmek de onu etkilemiyor.

Peki bu kitapta ne yaptı spesifik olarak onu anlatayım. Vampir konseyi şehre gelip JC’nin bir şeyler karıştırmadığından emin olmak istedi. Ama bu sırada da şehirdeki diğer vampirlerin güçlerini emdiklerinden gün içinde uyanan vampirler bir anda arttı. Bir de pirokinetik bir vampir olasılığı ile ilgilendi. Bu vampiri kitabın sonlarında öğreniyoruz tabi ve şahsım adına söylemek gerekirse bu vampiri sevdim de ben. Bu kitapta da yine göründüğü gibi olmayıp gizliden gizliye planlar yapan karakterler var. Ayrıca konseyin de arızalı üyeleri var, kim o? Tabi ki de Hayvanların Efendisi. Bu vampirin özel zevki çevresindekilere eziyet etmek, bir de tecavüze düşkün olan oğlu var ki beni de, Anita’yı da çileden çıkarıyor. Anita ona cezasını elbette ki veriyor ama nasıl, işte burası beni gerdi. Hayvanların Efendisi adlı bu güçlü vampiri kontrol ederek. Söylemeyi unuttum, kurt sürüsünün geçen kitapta öldürülen sadist dişisi Raina’nın bir şekilde içinde yaşadığını da fark ediyor ve onun güçlerini de kullanabiliyor. Eh yuh yani değil mi şimdi? Bu küçük dipnottan sonra devam ediyorum: İşte bu Raina’daki güçle deyim yerindeyse Hayvanların Efendisi’nin kalbini parmakları arasında tutuyor ve vampir ondan o kadar korkuyor ki oğlunu hemen Anita’ya verip toparlanıp kaçıyor.

Sanki biraz da Anita’nın yenilmesini ister gibiyim, ya da en azından birkaç kitap boyunca zorlansın.    



2 yorum:

  1. Çok beklersin daha sen. Konsey ve Asher'a byılıyorum. Damian :D Ahh ahh. Nasıl özledim belkide okurum tüm seriyi yeni baştan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitapla bana mola. Sen baştan okuyup bitirirsin ben devam etme kararı verene kadar :P

      Sil

About