Yorum: Kanlı Kemikler (Anita Blake, #5)



Orijinal adı: Bloody Bones
Yazarı: Laurell K. Hamilton
Artemis
505 sayfa

Laurell K. Hamilton'ın meşhur vampir avcısı, kötüyü delirten, ölüyü dirilten Anita Blake'in işi yine başından aşkın. Ve bu aralar her zamankinden de yoğun. Anita, yeteneklerinden dahi şüphe edecek hale geldi zira feci zorlu görevlerle uğraşmak durumunda. İki yüz yıl uyuyan bir mezarlık dolusu ölüyü diriltmek ve görülmedik bir şekilde öldürülen Missorili üç gencin başına gelenleri aydınlatmak gibi mesela!
"Sabah gel! Bazılarımız hala hayatta olabilir, bazılarımızsa... Hem belki uğraşacak tek bir vampir vardır. Yeni ölmüştür hem de. Hep birlikte güneşin doğuşunu bile izleyebilirmişiz neredeyse. Ancak ben bu yaşa, en iyi ihtimalleri düşünerek gelmedim. En kötüsünü düşünmek her zaman güvenilir bir yöntem. Sanırım daha da doğru..."
"Yetişkinlere yönelik bir Vampir Avcısı Buffy... Aksiyon tükenmiyor." The New York Review of Science Fiction
"Canavarca. Eğlenceli." - Publıshers Weekly

Bu kitapta ve aslında serinin genelinde beni rahatsız eden birkaç şey var. Birincisi, Anita'nın gittiği gibi katili tahmin etmesi, yani tamam türünü bulsun da, seri katil bir vampiri nasıl tahmin edersin anlamadım. Her defasında böyle.

İkincisi yıllardır öldürülemeyen garip yaratıkların hep Anita tarafından öldürülmesi. Ya da bir şekil yok olmaları işte. Kimse yüzyıllarca bu kitaptaki canavarla yüzleşememiş, Anita yanlışlıkla İskoç canavarını salıveriyor ve sonra da biraz yardım almış olsa da onu yok ediyor. Her kitapta böyle dişli rakipleri kolay lokmaymış gibi yutuyor.



Kitabı pek anlatmama gerek yok, bu kitapta Richard fazla yoktu işte orası en güzel kısmıydı :P Ben hala Anita ve erkeklerini merak ettiğimden devam ediyorum sanırım, yoksa diğer kurgusu beni o kadar çekmiyor gibi. Türevlerini çok gördüğümden olabilir. Neyse gelelim konuya: Zombi diriltmek için başka şehre giden Anita orada müşterinin çok farklı bir amacı olduğunu öğrenecektir. Yüzyıllardır cesetler tarafından toprak altında tutulan şeyi zombi dirilterek uyandırmasını istiyor aslında gizliden. Anita da yanlışlıkla yapıyor, yanlışlık da şu: 3 tane diriltecekken bütün mezarlığı diriltiyor. Tabi burada o şehrin vampir efendisinin de payı var. Yer altındaki o yaratığı kanı için istiyor aslında ve güzelce kandırıyor Anita ve JC takımını.

İşler karışık oralarda, pek sevmediğimden anlatmayacağım. Sonuçta Anita yine hepsinin hakkından geliyor, vampirlerin yanmalarını sağlıyor. Yaratığı dediğim gibi yardımla yok ediyor, nedense bana kolay geliyor. İşte böyle bir kitabın devamını da Richard'ın kızı kaybettiğini görmek için okuyacağım.



2 yorum:

  1. Sen Anitama nasıl laf edersin :D
    ŞAka maka haklısın, Anita her daim en güçlü kişi. Ama Laurell bence güzel satıyor bunu. Okuduğumuz her kickass karakterde bu böyle.
    Richard keşke olmasa, gitse püff nerde?
    Richard kızı kaybetmeyi de beceremiyor ki. Kaybetse 10 kitap daha biz bunun zırlamalarını çekmeyiz. Ben hep umdum, biri gelecek Richardı gebertecek ve yerini alacak diye. Nerde!

    Neyse Asher geliyor. hihi:D
    Buradan sonra erkekler yavaş yavaş toplanıyor haberin olsun.

    YanıtlaSil

About